birbirine bağlı

adj. interdependent, close knit, solid, synergistic
* * *
1. interdependent 2. interconnected (adj.)

Turkish-English dictionary. 2013.

Look at other dictionaries:

  • MÜTESANİD — Birbirine dayanıp kuvvet alan. * Kuvvetli itimat ile birbirine bağlı olan, tesanüd eden …   Yeni Lügat Türkçe Sözlük

  • MÜTERADİF — Birbirine bağlı, tâbi olan. Birbirinin ardınca giden. * Gr: Yazılışı ayrı, fakat mânası aynı olan kelime …   Yeni Lügat Türkçe Sözlük

  • makas — is., Ar. miḳaṣṣ 1) Bir eksen çevresinde dönebilecek biçimde çapraz eklemlenmiş, birbirine bakan yüzleri keskin iki çelik lamadan oluşmuş, arasına yerleştirilen herhangi bir şeyi kesmeye yarayan araç, sındı Her iki eliyle kullanırdı makasıyla… …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • dizge — is. 1) Bir bütün oluşturacak biçimde birbirine bağlı ögelerin bütünü, manzume, sistem 2) fel. Bir ilkeye veya dünya görüşüne göre düzenlenmiş düşünceler, bilgiler, öğretiler bütünü, manzume, meslek, sistem O dizgenin içinde, geleceği insanın… …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • akraba — is., ç., huk., Ar. aḳribā 1) Kan veya evlilik yoluyla birbirine bağlı olan kimseler, hısım Geceleyin, babam, amcam, akrabamız, hepsi istasyonda idiler. Y. K. Beyatlı 2) Oluşma yönünden aynı kaynağa dayanan şeyler Akraba diller. 3) mec. Biri,… …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • bağımlı sıralı cümle — is., dbl. Anlam bakımından birbirine bağlı olan ve özneleri, tümleçleri veya yüklemleri ortak olan cümle İnsan bir arayıp sorar, bir mektup yazar, bir telefon eder …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • bağımsız sıralı cümle — is., dbl. Anlam bakımından birbirine bağlı olduğu hâlde özneleri, tümleçleri, yüklemleri ayrı olan cümle Annem, bulaşıkları yıkamaya çalışıyor, kız kardeşim onları kurulamakla meşgul …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • beyit — is., yti, ed., Ar. beyt 1) Anlam bakımından birbirine bağlı iki dizeden oluşmuş şiir parçası Kendince uğur denediği bazı beyitleri okudu. M. Ş. Esendal 2) esk. Ev Birleşik Sözler taç beyit …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • çifte nağra — is., müz. Birbirine bağlı küçük iki dümbelekten oluşan çalgı …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • çok tasım — is., man. Birinin vargısı ötekine öncül olmaya yaramak yoluyla birbirine bağlı bulunmayan birçok tasımdan oluşmuş kanıt …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • doğru orantı — is., mat. Birbirine bağlı olan ve biri arttığında öteki de artan iki büyüklük arasındaki bağıntı …   Çağatay Osmanlı Sözlük

Share the article and excerpts

Direct link
Do a right-click on the link above
and select “Copy Link”

We are using cookies for the best presentation of our site. Continuing to use this site, you agree with this.